GÜMÜŞHANE OSMANLI DÖNEMLERİ

Sarı renkli alan Merkez (Trabzon) Sancağı, batısında Canik Sancağı, doğusunda Lazistan Sancağı, güneyinde de Gümüşhane (Canca) Sancağı ile birlikte Trabzon Vilayeti haritası. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Canca(Gümüşhane); Canik, Lazistan (Caneti/Çanona) ve Merkez(Trabzon) sancaklarıyla birlikte Trabzon Vilayeti `nin dört sancağından biri durumundaydı. Şehrin geçmişine saygı adına Osmanlı İmparatorluğu da Gümüşhane merkezi gerçek ismi olan "Canca" ismiyle anmıştır. Fatih Sultan Mehmet`in 1473`te bölgeyi ele geçirmesiyle Osmanlı İmparatorluğu`nun darphanesi haline gelen Gümüşhane, imparatorluk hazinesinin altıda birini karşılamaktaydı. Burada basılan gümüş paraların üzerine "Canca`da basılmıştır." yazılmaktaydı. İmparatorluğun darphanesi olması özelliğinin yanında doğu seferlerinde de Yeniçeri ordusunun top ve tüfek mermileri Gümüşhane`de dökülmüştür. Özellikle 18. yüzyılda imparatorluğun askeri masraflarının yüzde sekseni Canca`dan karşılanmıştır. Yöreyi gezen Kâtip Çelebi`nin "Önemli ve Canlı" olarak tanıttığı, Evliya Çelebi`nin "Burada olan gümüş başka hiçbir diyarda yoktur." cümlesiyle bize aktardığı Gümüşhane 19. yüzyılın ikinci yarısına gelindiğinde tükenmiş, çıkarmaya değecek miktarda gümüş yatağı kalmadığından şehir geri plana düşmeye başlamıştır. 1914 yılının yazında patlak veren Birinci Dünya Savaşı`yla aynı yılın sonbaharında Ruslar, Osmanlı İmparatorluğu`na saldırmışlardır. 1916 yılında Rusların Doğu Karadeniz`i işgalinin ardından, 3.Ordu, 18.Piyade Tümeni, Lazistan Cephesi olarak adlandırılan Gümüşhane-Torul hattında savunma yapmıştır. 1918 yılında Rusya`da gerçekleşen Bolşevik İhtilali`yle savaştan çekilen Ortodoks-Hıristiyan Çarlık Ruslarının yerine, Ortodoks-Hıristiyan olan yerliler Pontus Ayaklanması ‘nı başlatmışlardır. İmparatorluk döneminde Gümüşhane`de "Maden İşletmelerinin Başları" olarak anılan ve Haldiya piskoposlarını da kendi içlerinden çıkaran ve çağdaş kaynakların aktardıklarına göre inanılmaz derecede zengin olan Gümüşhaneli Ortodoks Hıristiyan aileler de bu isyanın finansörleri olmuşlardır.[14] 1400 yıl önce Bizans kiliselerinin asimile ederek Rumlaştırdığı (Grekleştirdiği) yerli halk böylece Osmanlı İmparatorluğu`na başkaldırmış, ancak bu isyan yine yerli kökenli Topal Osman Ağa`nın "Giresun Gönüllü Laz Müfrezeleri ‘nin verdiği mücadeleyle bastırılmıştır.

Son Güncelleme : 23.5.2018 10:44:53

1 2 3 4 5--- 59 60 61 Sonraki